Dropshipping, stok tutmadan internet üzerinden ürün satışı yapılmasına olanak sağlayan bir e-ticaret modelidir. Satıcı, ürünleri önceden satın alıp deposunda bekletmek yerine müşteriden sipariş aldıktan sonra tedarikçiden temin ederek doğrudan müşteriye gönderilmesini sağlayabilir.
Bu model başlangıç sermayesini azaltabilmesi nedeniyle girişimcilerin ilgisini çekmektedir. Ancak stok bulundurmamak veya ürünleri fiziksel olarak elinde tutmamak, satış faaliyetinin vergisel açıdan ortadan kalktığı anlamına gelmez.
Özellikle düzenli şekilde satış yaparak gelir elde etmeyi planlayan kişilerin dropshipping yapmak için şirket gerekir mi sorusunun yanında vergi ve belge düzenini de değerlendirmesi gerekir.
Dropshipping faaliyetinin nasıl vergilendirileceği, yapılan satışların niteliğine, sürekliliğine, müşterilerin bulunduğu ülkeye, tedarik zincirine ve uygulanabilecek özel düzenlemelere göre değişebilir.
Düzenli olarak ürün satışı yaparak ticari kazanç elde eden bir kişinin faaliyetini kayıtlı şekilde yürütmesi ve ilgili vergisel yükümlülüklerini yerine getirmesi gerekir. Bu nedenle sürekli dropshipping yapmayı planlayan girişimcilerin işe başlamadan önce uygun işletme yapısını belirlemesi önemlidir.
Tek başına başlayacak girişimciler açısından şahıs şirketi, değerlendirilebilecek seçeneklerden biri olabilir.
Örneğin bir girişimci kendi internet sitesinde telefon aksesuarları satıyor ve sipariş geldiğinde ürünü tedarikçiden müşteriye gönderiyorsa, ürünün kendi deposunda bulunmaması tek başına vergisel yükümlülükleri ortadan kaldırmaz.
Dropshipping modelinde klasik e-ticaretten farklı olarak satıcının genellikle kendi deposunda ürün stoğu bulunmaz.
Basit bir dropshipping süreci şu şekilde ilerleyebilir:
Örneğin tedarikçiden 400 TL'ye temin edilen bir ürün internet sitesinde 700 TL'ye satılabilir. Fakat 300 TL'lik fark doğrudan net kâr anlamına gelmez. Ödeme komisyonları, reklam, kargo, vergi ve diğer giderler de hesaplanmalıdır.
Tek başına dropshipping yapmak isteyen girişimciler için şahıs işletmesi seçeneklerden biri olabilir. Özellikle küçük ölçekte başlayıp satış hacmini zaman içerisinde artırmayı planlayan kişiler açısından bu yapı değerlendirilebilir.
Şirket kuruluşunda faaliyet alanının doğru şekilde belirlenmesi önemlidir. Çünkü internet üzerinden satış yapılan ürünlerin niteliğine ve satış yöntemine göre farklı yükümlülükler ortaya çıkabilir.
Örneğin Türkiye'deki bir tedarikçiden ürün alıp Türkiye'deki müşterilere satan bir işletmeyle, yurt dışındaki tedarikçiden ürün alıp başka bir ülkedeki müşteriye gönderen işletmenin süreçleri aynı olmayabilir.
Dropshipping modelinde ürün doğrudan tedarikçiden müşteriye gönderilse bile satıcı ile müşteri arasındaki satış işleminin belgelendirilmesi gerekir.
Burada tedarikçinin müşteriye gönderdiği belge ile dropshipping işletmesinin kendi müşterisine düzenlemesi gereken belge birbirinden farklı işlemleri temsil edebilir.
Örneğin:
Müşteri → Dropshipping işletmesi → Tedarikçi
şeklinde bir sipariş akışı varsa, işletmenin müşteriye yaptığı satış ile tedarikçiden gerçekleştirdiği ürün alımı ayrı ayrı değerlendirilir.
Bu nedenle sipariş, satış ve tedarikçi faturalarının düzenli şekilde saklanması ve muhasebe kayıtlarının doğru tutulması önemlidir.
Dropshipping faaliyetinde KDV konusu, ürünün niteliği ve satışın nerede gerçekleştiği gibi faktörlere göre değişebilir.
Türkiye'deki müşterilere yapılan satışlarla yurt dışındaki müşterilere yapılan satışların vergisel uygulamaları aynı olmayabilir. Özellikle ürünün farklı ülkeler arasında doğrudan gönderildiği dropshipping modellerinde işlemin ithalat, ihracat veya başka bir uluslararası ticaret işlemi kapsamında değerlendirilip değerlendirilmeyeceği önem kazanabilir.
Bu nedenle yurt dışı dropshipping yapanların yalnızca satış fiyatına bakarak KDV hesabı yapmaması gerekir.
Dropshipping'in en sık değerlendirilen modellerinden biri yurt dışına satış yapmaktır. Örneğin Türkiye'de bulunan bir girişimci, internet sitesi üzerinden Amerika'daki müşterilere satış yapabilir ve ürünü Çin'deki bir tedarikçinin Amerika'daki müşteriye göndermesini sağlayabilir.
Bu durumda üç farklı ülke arasındaki ticari akış söz konusu olabilir:
Satıcı: Türkiye
Tedarikçi: Çin
Müşteri: ABD
Bu modelde şirketin Türkiye'deki vergisel yükümlülüklerinin yanı sıra ürünün gönderildiği ülkenin gümrük ve vergi kuralları da önem kazanabilir.
Özellikle yurt dışındaki müşterilere satış yapan girişimcilerin ödeme altyapısı, faturalandırma, döviz gelirleri, gümrük ve ilgili vergi uygulamalarını işlem bazında değerlendirmesi gerekir.
Dropshipping'in stok maliyetinin düşük olması, işletmenin hiç gideri olmadığı anlamına gelmez.
Faaliyetin niteliğine göre şu giderlerle karşılaşılabilir:
Örneğin aylık 100.000 TL satış yapan bir dropshipping işletmesinin 70.000 TL ürün maliyeti ve 10.000 TL reklam gideri bulunuyorsa, yalnızca 100.000 TL ciroya bakarak işletmenin ne kadar kazandığını anlamak mümkün değildir.
Vergilendirme açısından önemli noktalardan biri satış hacmi ile vergiye tabi kazancın aynı şey olmamasıdır.
Bir işletmenin elde ettiği gelirden, mevzuat kapsamında dikkate alınabilecek giderler ve ilgili diğer unsurlar değerlendirildikten sonra vergilendirilecek kazanç ortaya çıkabilir.
Bu nedenle:
Ciro = Vergiye tabi net kazanç
şeklinde bir değerlendirme yapmak doğru değildir.
Dropshipping yapan girişimcilerin satış kayıtlarını, tedarikçi faturalarını, reklam giderlerini, ödeme sistemi kesintilerini ve diğer belgelerini düzenli şekilde takip etmesi gerekir.
Dropshipping'e başlamadan önce şu soruların cevaplanması faydalı olur:
Özellikle kozmetik, gıda, elektronik, çocuk ürünleri veya sağlıkla ilgili ürünlerde ek düzenlemeler bulunabileceğinden ürün seçimi şirket kuruluşundan önce araştırılmalıdır.
Düzenli bir ticari faaliyet yürütülüyorsa işletmenin kayıtlı şekilde çalışması, gelir ve giderlerin düzenli takip edilmesini sağlar. Ayrıca müşterilere yapılacak satışların belgelendirilmesi ve muhasebe süreçlerinin oluşturulması açısından da önemlidir.
Bununla birlikte şirket kurmak, dropshipping işinin otomatik olarak kârlı olacağı anlamına gelmez. Asıl önemli konulardan biri ürün başına gerçek kârlılığı doğru hesaplamaktır.
Örneğin 1.000 TL'ye satılan bir ürünün tedarik maliyeti 650 TL ise kalan 350 TL'nin tamamı işletme sahibinin kazancı değildir. Reklam, ödeme komisyonu, iade, kur farkı ve diğer giderler hesaba katıldığında sonuç değişebilir.
Yorumlar